Ana içeriğe atla
Alın Yazısı Nedir ?
İnsan, az da olsa kendisini tanımalı değil mi ?
Oturup izleseniz anlatılanları; pek çok kişi, kendisinden başka her şeyi gözlemliyor, inceliyor hakkında bilgi alıyordur.
Peki bu bilgiler yeterince işe yarar mı ?
Kendisine katkı olur mu ?
Durumunu değiştirir mi ?
Örneklendirelim :
Eşiyle problem yaşayan biri mesela; eşinin tüm negatif yönlerini yıllarca belki de izlemiş, ezberlemiş adeta korteksine ilmek ilmek bilgi olarak işlemiştir.
Sizlere korteksten bahsetmek istiyorum;
Pek çoğunuzun el becerisi ya da annelerinizden gördüğünüz dantel örme gibi oldukça emek ve dikkat gereken becerileri mutlaka biliyorsunuzdur.
Alın yazısını oluşturmak, işte bu kortekse dokunan her bir ilmektir.
Dantelin bütünlüğünün oluşması için, ilmekler zincir atmak tabiri ile birbirine bağlıdır.
Siz içine milyonlarca farklı desen işlesenizde, ilmekler birbirine hep bağlıdır.
Yukarıdaki örnekten yola çıkarsak:
Eşinizle ilgili arada sırada pozitif (desen, motif) düşünüp söylerseniz de ilmeklerin bütünlüğü (nöron ağları) bozulmayacak, hepsi bir arada olacaktır.
Korteksiniz, buruşuk, büzüşmüş bir şekilde kafatasının içinde bulunmaktadır.
Onu çıkarıp bir masa örtüsü olarak düşündüğünüzde yaklaşık bir buçuk metrelik sık iğne ile işlenmiş dantel bir örtü gibi düşünün.
Öreceğiniz dantelin motiflerini, desenini siz seçersiniz değil mi ?
Beğenmediğiniz yerler varsa söker değiştirir istediğiniz gibi yaparsınız.
İşte burada atacağınız her bir ilmek (söz,düşünce) sizin deseninizi belirler.
Snapsların dansı, psikonları harekete geçirir, örtünün bütünlüğünü, masaya serilecek halini oluşturur.
Alın yazısı denilen şey;
İlmek ilmek zihinlerde dokunur ...
Aysel YILDIZBAKAN
https://www.facebook.com/ayselyildizbakanlimadanismanlik
https://www.youtube.com/channel/UCTp3h-qmCaJcQBSAeH8vJhA?view_as=subscriber

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Facebook sayfama ulaşmak için tıklayın Çok değil sadece beş yıl önce, Yaklaşık altı aylık süreç içinde; bir dükkanım, iki arabam ve on sekiz yaşında sahip olduğum (dedemden Allah razı olsun )evimi kaybetmiştim. Bu kayıpları yaşarken, sanki dünya ayaklarımın altından kayıyor gibiydi. Hayatımdaki her şey tek tek yıkım halindeydi. Gerçekten akıl sır erdirmek mümkün değildi. Nasıl oluyordu ? Bu zamanlarda; Büyük oğlumun geçirdiği açık beyin ameliyatını düşünmek bile istemem ... Hastaneye gittiğimde yalnızdım, henüz kimsenin haberi yoktu.Zaten arkadaşlarımdan başka kimsemde yoktu. Apar topar yalınayak gittiğim hastanede doktor aniden bana, oğlunun yanına git, ona söylemek istediklerin varsa söyle. Bu onu son görüşün olabilir demişti. Sıkıntı ve acıların derecesini düşünebiliyor musunuz ? Bu gecenin sabahında evimi gerçekten yok pahasına satmıştım. Çok şanslıydım, aynı gün satabilmiştim. Geçmişte dört aylık emlak işinde olan tecrübem, bana bunun ne kadar zor olduğunu göstermiştir....